İçeriğe geç
modernwebsite.
Dijital Strateji

Web sitesi fiyatları: iki teklif neden üç kat farklı çıkar

Aynı siteyi tarif eden iki teklif üç kat farklı çıkabilir; çünkü farklı miktarda düşünceyi fiyatlıyor. Teklifin içini nasıl okuyacağınız burada.

Yayın tarihi
17 Ekim 2026
okuma
3 dk

Aynı siteyi tarif ediyormuş gibi görünen iki teklif arasında üç kata varan fark çıkabilir ve bu fark neredeyse hiçbir zaman kâr marjından gelmez. Fark kapsamdan gelir: biri bir sayfa listesini fiyatlar, diğeri o sayfaların gerçekten iş görüp görmeyeceğini belirleyen kararları. Bir web sitesinin maliyeti; karara bağlanması, kurulması, yazılması ve ayakta tutulması gerekenlerin toplamıdır ve en ucuz teklif çoğunlukla bunların çoğunu sessizce dışarıda bırakandır.

Bu yüzden asıl soru “ne kadar?” değil, “bu rakam neyden oluşuyor?” sorusudur. Yazının geri kalanı bir teklifi satır satır okumanın yolunu anlatıyor; iki rakam birbirini tutmadığında hangisinin farklı bir işi anlattığını görebilesiniz.

Fiyatın en küçük kalemi sayfalardır

Sayfa sayısı teklif vermesi kolay, emek hakkında ise çok az şey söyleyen bir ölçüdür. Telefon numarasını yineleyen bir sayfa dakikalar sürer. Kuşkulu bir alıcıya karmaşık bir teklifi anlatması gereken bir hizmet sayfası ise araştırma, kurgu, yazım ve birkaç düzeltme turu ister. “On sayfa” diyen iki ajans, sizin metninizle doldurulmuş on şablonu da, her biri kendi işine göre tasarlanmış on sayfayı da kastediyor olabilir; farkın büyük kısmı buradadır.

Sayfa başına fiyatlanmış bir teklif bu yüzden bir ek soruyu hak eder: her sayfaya neyin gireceğine kim karar veriyor? Cevap “siz”se üretim satın alıyorsunuz. Cevap “ajans”sa düşünceyi de satın alıyorsunuz ve bu, farklı fiyatı olan farklı bir üründür.

Metinleri kim yazıyor

Metin, tekliften en sık eksik kalan satırdır. Yer tutucu metinle dolu bir şablon web sitesi değil, bir çerçevedir ve onu doldurmanın işi — görüşme, taslak, kırpma — çoğu zaman yerleşimden pahalıdır. Kimi teklif bunu kapsar, kimi sizin vereceğinizi varsayar, kimi de hiçbir şey söylemez; bu da cevabı üçüncü haftada öğreneceğiniz anlamına gelir.

Üç cevaptan birini yazılı isteyin: ajans yazıyor, ajans sizin metninizi düzeltiyor ya da siz nihai hâliyle veriyorsunuz. Üçü de meşrudur. Sorun yalnızca sessizliktir. Metni kendiniz yazacaksanız kendi zamanınızı dürüstçe hesaba katın; işletme sahipleri bunu hep eksik tahmin eder ve bir projenin gecikmesinin en yaygın sebebi yapım değil, cuma günü gelecek denmiş metni beklemektir.

Ekran görüntüsünde görünmeyenler

Fiyatın bir kısmı bitmiş siteyi kaydırarak görülemez: orta seviye bir telefonda ne kadar hızlı açıldığı, başlıkların anlamlı bir iskelet oluşturup oluşturmadığı, her sayfanın kendi başlık ve açıklamasının olup olmadığı, ikinci dildeki sayfaların karşılıklarına bağlanıp bağlanmadığı, iletişim formunun gerçekten bir insana ulaşıp ulaşmadığı. Bunların hiçbiri taslakta görünmez; dolayısıyla bunları atlayan bir teklif de sunumda aynı görünen bir site üretir.

Teknik temeli baştan kurmak sonradan eklemekten çok daha ucuzdur; açıkça fiyatlanmaya değmesinin sebebi budur. Bir teklif hız, arama yapısı, erişilebilirlik ya da ölçümden hiç söz etmiyorsa bunların yapılıp yapılamayacağını değil, kapsamda olup olmadığını sorun. Her şey yapılabilir; mesele rakamın içinde olup olmadığıdır.

Yayından sonra gelen maliyet

Barındırma, alan adı yenileme, güvenlik güncellemeleri, yedekler, içerik değişiklikleri ve bir tarayıcı ya da eklenti değiştiğinde bozulan şeylerin onarımı: web sitesi bir satın almadan çok bir mülkiyettir ve mülkiyetin bakımı olur. Yayınla biten bir teklif yapım konusunda doğrudur, sonrası konusunda sessizdir.

İlk yılın nasıl göründüğünü ve iletişim formu çalışmayı bıraktığında kimi arayacağınızı sorun. Yılda iki kez değişen bir tanıtım sitesi için dürüst cevap çok az olabilir. Bir mağaza ya da birkaç editörü olan bir site için ise bu, ilk günden bütçede yer alması gereken sürekli bir kalemdir.

En ucuz teklif neden nadiren en ucuz sonuçtur

Düşük bir teklif dürüst olabilir — daha küçük bir iş, daha yalın bir süreç — ama aynı işin, görmediğiniz şeyler kırpılarak daha düşük fiyatlanmış hâli de olabilir. İkisini ayırmanın yolu rakama güvenmemek değil, arkasındaki kapsamı istemektir. Daha küçük bir işi fiyatlayan ajans o küçük işi tam olarak anlatır. Daha büyük bir işi daha ucuza fiyatlayan ise belirsiz cevap verir ve belirsizlik zaten bilginin kendisidir.

Gerçekten para kaybettiren hata yeniden yapımdır. Düzenlenemeyen, bulunamayan ya da genişletilemeyen bir site değiştirilir ve ikinci yapımın bedeli birincinin üstüne eklenir.

İki teklif nasıl karşılaştırılır

Toplamları görmezden gelip ikisini yan yana koyun ve her birini sade dille bir teslimat listesi olarak yeniden yazın: strateji ve yapı, tasarım, metin, yapım, arama ve hız çalışması, eğitim, yayın, ilk yıl desteği. Her satırı dahil, hariç ya da belirtilmemiş diye işaretleyin ve “belirtilmemiş”i biri aksini söyleyene kadar hariç sayın. Üç katlık farkın büyük kısmı iki ya da üç satırda çıkacaktır.

Bu noktada artık fiyat karşılaştırmıyorsunuz; işletmenizin gerçekten hangi satırlara ihtiyacı olduğunu seçiyorsunuz ve bu verebileceğiniz bir karardır. Sabit bir fiyat listesi bunu sizin yerinize yapamaz, çünkü satırlar işletmeden işletmeye o kadar değişir ki tek bir rakam bir şey ifade etmez. Bir ajansın yapabileceği, ortada hiçbir rakam yokken projenizin hangi satırları gerektirdiğini söylemesidir.

Benzer bir projeniz mi var?